Ben Bir Eşcinsel Annesiyim

Önce sevgili yavrularımız,

Sonra “koşulsuz” sevmeyi tekrar gönlüne ve aklına koyması gereken ve bunu canla başla elden bırakmak istemeyen herkese…

Bu yazıyı zihnimde onlarca kez farklı farklı canlandırmış bir anne olan ben, bugün artık bu duygularımı paylaşmak istedim.
İstedim ki her okuyan kendine buradan başka başka duygu ve düşünceler yakalasın. Çünkü benim bu yeni “annelik” yolculuğum başladığından beri ben hala diğer anne, baba, hala, teyze, dayı, amca, bazen ağabey, abla, bazen anneanne, bazen dede, bazen… Öğreniyorum, dinliyorum, düşünüyorum, güçleniyorum yolumuz aydınlanıyor.
Bu yol yalnız yürümek için çok zorluk ve mücadelelerle dolu. Ancak o yolu size uzatılan tek bir eli bile tutarak yürümek…

Bizim hikayemizde yaşam ve var olma sebebimiz gerçek anlamını güzel ve biricik yavrumuzun çok uzaklardan, mavi mavi kağıtlara o bana göre küçücük elleri ve kocaman yüreğiyle yazdığı satırların bize ulaştığı an başladı.
Önce bir vücudumun duydukları ile ne yapacağını bilmediğinden beni terk etme hali!
Sanki o andan kanım, canım, takatim tüm gücüm, yaşam bağlarım koptu, bir çarpışma anı!
Bir sürü deli düşünce, endişe, korku, sorular-cevaplar, zihin bulanıklığı vs.
Siz neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur ve hayat bitti bugün herhalde, bu felçli halimle şuradan şuraya gidememe hali.

Sonradan idrak ettiğim o kısacık anlar, o dakikalarda yaşım olan 43‘e kadar uzun gelmişti bana. Oysaki belki 43 dakika bile sürmedi. Ne mi?
Evladıma, sevgimize, aile olmamıza, her şeyi yoluna koymamız, biran önce o eli hayatımızda ikinci kez sımsıkı tutmamız, o küçük kalbin, o güzel varlığın bize hediye, hem de dünyada eşi benzeri olmayan o mis kokulu hediyemizi, yine yeniden bağrımıza basmamız sımsıkı sarılmamız gerektiği duygusu…
Evladınızla ilk karşılaşma anınızı hatırlayın, ne eşsiz bir mucizedir o! aylardır aynı bedende beraber yaşadığınız, tek bir bedene, mutlulukla sığıştınız kalbinizin beraber attığı, tüm bedeninizin onu korumak ve yaşatmak için şekilden şekle girmesi, organlarınızın ona yer açmak ve size kavuşmak için verdiği kutsal çaba.
İnsan düşününce kalakalıyor. Ve biz şimdi bu biricik varlığımızı yeniden bağrımıza bastık. Bu sefer çok daha sıkı sıkı daha da büyük bir sevgi ile aşkla…
Bize “koşulsuz” sevebilir misiniz beni? Diye sormuş, böyle olduğum gibi, var olduğum gibi?

Mektubu çok uzundu, çok güzeldi, çok yıkıcı, ölüm gibi biran yeniden dirilmek gibi, isyan gibi, çaresizlik gibi, yıkım, ölüm, küllerinden dirilmek vs.
Aslında hepsi, aslında hiçbiri cesaret- dürüstlük – naif ve tertemiz bir yürek-güç-umut-birlik olmak-sımsıkı kenetlenmek, sevgi- yeniden kavuşmak, şükür etmek…
Yavrum bana yaşamı ve onun en çarpıcı kavramlarını hızlı çekim önüme koymuştu.
Sanki film şeridi gibi yaşam hızlı bir şekilde, beklenmedik bir anda hızlanarak akmaya ve beni uyandırmaya gelmişti. Ama benim meleğim, biricik yavrumun elinden gelen o tertemiz, küçük ama koskocaman yürekten gelen ne kötülük olabilirdi ki…

“Koşulsuz “ sevelim birbirimizi o ilk karşılaşma anımız gibi! O mis kokusunu duyup aşık olduğum ve kopmamak üzere bağlandığım ilk an gibi. Hayatımız iki kere başladı sanki biyolojik doğum ve ilk kavuşma anımız!
Ve o mavi mavi kâğıtlarda, o eşsiz satırların bize ulaştığı an! Ruhsal ve manevi karşılaşmamız. Gerçek anneliğim benim için o gün başladı. Daha önceki çabalarım bu gerçek kavuşma anı için sadece bir hazırlıkmış.
Bugün bu yolda ele ele gidebildiğimiz kadar niyetliyiz. Ruhlarımız birbirine değdiği sürece gücümüz artıyor.
Ancak bu yolda iyi dostlara çok ihtiyaç var.
Kader arkadaşlığı ettiğimiz dostlara, bu yolu sizden önce yürümüş yara bere içinde sizden önce yol almış eşsiz arkadaşlara. Onlarla ancak biz hızlıca ayaklandık.
Bugün çok iyi biliyorum ki iyi ki bizim yavrumuz bize bu şansı vermiş. Eğer o bunu başaramasaydı…
O yüzden lütfen “koşulsuz” sevelim.

Eşcinsel annesi,
Buzul Kaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir