Oğlum Benim Öğretmenim

“Çocuklarına çok düşkün bir anneydim. Sanki hayatımı onlara adamıştım. Dünya bir yana onlar bir yana diye düşünürdüm hep. Sanki onlara bir şey olsa, ondan sonrası düşünemeyeceğim kadar karanlıktı.

Boysan/Oğlum benim ikinci çocuğumdu. Onu toplumun bakışına, toplumun beklentilerine göre yetiştirmeyi arzuluyordum. İdeal annelik rolümü çok iyi oynadığıma kendimi inandırmıştım. Çoğu annenin de yaptığı gibi sürekli çocuklarımı gözlemler, onların sıkıntılarını hafifletmeye çabalar, onların önünde gider yollarını açar, onları koruyup kollayarak hayatta yürümelerine yardım ederdim. Bugünkü gözümle baktığımda onlara ne kadar bağımlı olduğumu görüyorum. Onların yürümelerine yardım etmekten çok kontrol ettiğimi fark ediyorum.

Ergenlikle birlikte oğlum gergin ve huzursuzdu. Onda bir şeylerin değiştiğinin farkındaydım. Onunla uzun konuşmalarımızdan, davranışlarından eşcinsel olabileceğini veya kendini öyle zannettiğinden şüpheleniyordum. Ben de huzursuz ve gergin olmuştum. Bu düşünceler aklıma geldikçe; ‘Yok canım, olur mu öyle şey? Biz onu çok iyi yetiştiriyoruz’ diye kendimi kandırıyordum. Bu kafa karışıklıkları elbette ki böyle süremezdi.

Bir gün onu soru yağmuruna tuttum. Beş saatlik sürenin ardından bana eşcinsel olduğunu söyledi. İşte o an ondaki rahatlamayı gözlerinde gördüm. Ağlamayı kesişini ve sakinleştiğini çok net hatırlıyorum. Tabii ondaki rahatlamanın aksine benim de başıma dünya yıkılmıştı. Yıllar önce babamı kaybettiğimde de böyle bir acı yaşamıştım… Kayıp… 17 senedir tanıdığım oğlumu kaybetmiştim. Onunla kendini vareden ben de kendimi kaybetmiştim. Şimdi onu hiç tanımıyordum.

Kafamda onunla ilgili oluşturduğum tüm örneklerden uzaktı bu eşcinsellik… Ne hisseder? Neler düşünür? Daha doğrusu nedir bu eşcinsellik? Benim çok iyi tanıdığımı zannettiğim oğlum yoktu artık. Sanki bir yabancıydı karşımda duran. Bir müddet bir psikologdan yardım aldık. Psikolog beni kendime döndürdü. Bu arada eşcinsellikle ilgili makaleler, kitaplar okumaya başladım. Bilgilendikçe korkum azalmaya başladı. Toplumun neden eşcinsellerden korktuğunu anlamaya başladım. Bilgisizlik ve yeni bilgiye direnmek en kötü hastalıklar bence. Onu yeniden tanımaya ve keşfetmeye başladım. Bu çalkalanma döneminde hep şunu düşündüm. Bir insanı sevmekten öte nereye gidebilirdim ki? Onu değiştirmeye zorlamak, olmak istemediği bir kalıba sokmaya çalışmak sadece aptallıktı. O benim evladımdı, canımdan bir parçamdı ve ben onu çok seviyordum. Neden korkuyordum ki? Benim istemediğim biri olmasından mı? Hayallerime ters düştüğü için mi? Fark ettim ki ben onu şimdiye kadar hep koşullu sevmişim. Koşullu sevmek beklenti barındırır. İstedikleri gerçekleşince insan sevdiğini düşünür…. Ben doğru sevgiyi öğrenmek istedim. Önce kendimi severek işe başladım. Bu sayede çocuklarımı daha çok sevdiğimi fark ettim.

Onunla birlikte sanki ben yeniden doğdum. Kendimi yeniden tanıdım. Hayatım ve hayata bakışım tamamıyla değişti. Arkadaşları, sevgilileri ve çevresiyle tanıştıkça yepyeni şeyler öğrendim, keyif aldım. Geç de olsa kendime onun sayesinde ‘Ben kimim?’ diye sorabildim. İşte bunun için o benim öğretmenim. İyi ki oğlum eşcinsel yönelimini bizimle paylaştı. Bu sayede dünyaya ve insanlara bakış açım artık farklı.

Buradan eşcinsel annelerine sesleniyorum. Lütfen çocuklarınızı dinleyin, onlara yakın olun. Önyargılarınızla onları korkutmayın, değiştirmeye çalışmayın. Belki onlar yerine asıl değişmesi gerekenler sizlersiniz. Bu çevre dediğimiz, toplum dediğimiz kurallarına uymaya çaba sarfettiğimiz sistemin hatalı olabileceğini düşünün. Okumaktan kaçmayın ve kendinizi bilgilendirin. Bizler onlara mutlu bireyler olmaları adına artık tüm dünyada hastalık olmadığı kabul edilmiş bir gerçeği reddederek sadece mutsuz gelecekler hazırlıyoruz. Oysa ki gerçek sevgi kabullenicidir, çocuklarınıza bakarken hep şöyle düşünmeye çalışın: Şimdi, burda ‘sevgi’ olsa ne yapardı?”

RADIKAL GAZETESI – 26.08.2006

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=196836

 

This article is also available in English “My son is my teacher”

My Son is My Teacher

“I was really concerned about my kids. I dedicated my life to them. They were everything to me in life. If anything were happen to them, i could not imagine my life afterwards, it would be pitch dark for me.

Boysan, my son, was my second child. I was planning to bring him up according to general social values in life and expectations. I made myself believe that i was playing my role perfect as an ideal mother figure. Like most of the mothers, i was observing them constantly, trying to help them out with the troubles they face and clear the path so that they can walk through in life with confidence. When i look at it now, i see that i was completely dependent to them. Now i realise it was more of a controlling than helping them out. My son was quite stressed out and anxious in his puberty years. I was aware that something was different about him. After having long conversations with him and observing his behaviours, i was suspecting that he could be gay or he could think that he was gay. I became anxious and was stressed out as well. When these thoughts battle in my mind, i was cheating myself saying that it was not possible since we were the parents who were bringing him up. This confusion could not go on like that.

One day, i nearly interrogated him, asking many questions, after 5 hours he came out to me, saying that he was gay. I witnessed how he was relaxed after that moment of coming out. He stopped crying and calmed down. Certainly, as he calmed down, my world was upside down and my anxiety was at top. I felt sorrow just like the day i had lost my father years ago…Lost…I lost my son after 17 years. I, identifying myself with him, lost myself as well. I could not recognise him anymore. Homosexuality was completely strange to the ideals that i had for him… How does he feel? What does he think of? In brief, what is homosexuality? My son whom i had known for years, did not exist anymore. He was a stranger. For a while we had got help from a psychologue. The psychologue made me realise about many things. In the meantime, i started to read books and articles about homosexuality. As i gained knowledge, i started to lose my fear. I began to understand why the society was afraid of gays. Ignorance or resistance to a new input in knowledge is the most horrible disease of all i reckon. I started to get acquinted him again from the beginning. In this hetic period, i always asked to myself ‘where could i end up other than loving a person?’. Forcing him to change or trying to make him fit into commonly accepted frame was meaningless. He was my son and meant more than my life to me. What was i afraid of? Was it that he would become someone i would not like him to be? Was it that he was completely different than what i had dreamed of? I realised that mine was a conditional love. Conditional love feeds expectations. When your expectations are met, you think that you love…I wanted to feel the unconditional love. So i started with loving myself first. Consequently, i began to love my children more.

I was born for the second time with him. I got to know myself better. My life and the way i look at life completely changed. When i met with his friends, his lovers, his close circle, i learned so many new things and i enjoyed that. Though it was late, I found the courage to ask myself ‘who am i?’. That is why he is my teacher. I am glad that our son found the courage to come out. Now, i have a completely different view about life and people. I would like to call out to all moms who have homosexual sons or daughters; please listen to your children by heart and try to be in contact as much as possible. Please be kind not to scare them with your prejudices and do not try to change them. Perhaps, you are the ones who should change. Just think for a moment that this system of moral and social values that condemn the other could be perfectly wrong. Read about it in order to gain knowledge first. It is a fact that being gay is not a disease and by rejecting this fact, we prepare an unhealty and unhappy future for them. The real love accepts it all. Just ask yourselves when you deal with your kids: What would love do in this situation?”

August 2006, Radikal Newspaper, Turkey

 

Disponibile anche in italiano “Mio figlio è il mio maestro”

Mio figlio è il mio maestro

Ero molto preoccupato per i miei figli. Ho dedicato la mia vita a loro.

Loro erano tutto per me. Se qualcosa succedesse loro, non potrei immaginare la mia vita dopo, sarebbe peggio di morire.

Boysan è il mio secondo bambino. Pianificavo di crescerlo secondo i valori sociali generali della vita e delle sue aspettative. Mi convincevo di stare giocando il ruolo di una madre ideale. Come tutte le madri,  osservavo costantemente i miei figli, provando a risolvere i guai che si trovavano ad affrontare e a rendere chiara la via da seguire così che potessero continuare sicuri la loro vita.

Quando ripenso a quel periodo, ora capisco che ero io completamente dipendente da loro. Ora capisco che stavo più controllando loro che non aiutarli.

Mio figlio era piuttosto stressato ed ansioso nella sua pubertà. Dopo lunghe conversazioni e alcuni suoi atteggiamenti, capii che poteva essere gay o almeno crederlo.

Divenni anch’io stressata ed ansiosa. Quando questi pensieri si affacciavano, io mi prendevo in giro dicendo che una cosa del genere non era possibile dato che eravamo noi a crescerli. Questa confusione non poteva andare avanti così.

Un giorno, gli feci il terzo grado. Gli chiesi un sacco di cose, e dopo 5 ore finalmente si rivelò, dicendo che era gay. Vidi quanto fu rilassato dopo il suo coming out. Smise di piangere e si calmò. Certo, lui si calmò ma il mio mondo era sotto sopra e la mia ansia al top. Sentii dolore, tanto quanto dopo la perdita di mio padre anni prima. Perso… avevo perso mio figlio dopo 17 anni.

Io, identificandomi con lui, ero persa con lui. Non potevo riconoscerlo più. L’omosessualità era completamente estranea a ciò che io mi aspettavo da lui.

Come si sente? A che cosa pensa? In breve… cosa è l’omosessualità? Mio figlio che conoscevo da anni, non esisteva più. Era uno straniero. Per un po’ abbiamo avuto aiuto da uno psicologo. Mi fece capire molte cose. Nel frattempo, iniziai a leggere libri e articoli sull’omosessualità. Più acquistavo conoscenza, più perdevo paura. Iniziai a capire perché la società aveva paura dei gay.

Ignoranza o resistenza ad un qualcosa di sconosciuto è la malattia più terribile.

Iniziai a conoscerlo di nuovo, ricominciando daccapo. In questo periodo etico ho sempre pensato “cosa potrei fare se non amare una persona?” Forzarlo di cambiare o cercando di farlo entrare dentro un riquadro comunemente accettato era senza senso. Era mio figlio e significava più della mia vita per me. Di che avevo paura? Sarebbe diventato qualcuno diverso da ciò che avevo sognato potesse diventare? Capii che il mio amore era condizionato. E l’amore condizionato porta ad aspettative.  Io volevo sentire l’amore incondizionato. Quindi iniziai ad amare me stessa, come prima cosa. Di conseguenza, iniziai ad amare mio figlio di più. Ero nata una seconda volta con lui. Dovevo conoscermi meglio. La mia vita e il modo in cui guardavo alla vita cambiò completamente. Quando mi incontravo i suoi amici, i suoi fidanzati, le persone a lui più care, imparavo nuove cose. Pensando fosse tardi, trovai il coraggio di chiedermi “Chi sono io?”. Ecco perché lui è il mio maestro. Sono grata che abbia trovato il coraggio di fare il suo coming out. Ora ho una visione completamente diversa sulla vita e sulla gente. Mi piacerebbe dire a tutte le madri che hanno figli o figlie omosessuali…. Per favore, ascoltate i vostri figli con il cuore e provate a stargli vicino il più possibile. Siate gentili, non spaventa teli con i vostri pregiudizi e non provate a cambiarli. Forse, voi siete quelli che dovreste cambiare. Pensate per un secondo che questo sistema di valori morali e sociali che condanna l’altro potrebbe essere sbagliato. Leggete per ottenere conoscenza prima. E’ un dato di fatto che essere gay non è una malattia e se non rifiutiamo questo allora prepariamo solo un futuro infelice e insano per i nostri figli. Il vero amore accetta tutti. Chiedete a voi stessi quando avete a che fare con i vostri figli “Cosa farebbe l’amore in questa situazione?”

08.2006, Radikal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir